Bir koltuğa yığılıp kalkamadığım günlerden biriydi...evi derleyip topluyor ama odamdaki kederi bir türlü yerinden kaldıramıyordum..
Dermanımda kalmamıştı aslında derleyip toplamaktan; nicedir vazgeçmiş olduğum şeylerden ders çıkarmak çabasından...üst üste gelen yıkımlarımı bir kenara kaldırmaktan...''Kanayan ruhun pamuğu'' bulunamamıştı henüz ! Acaba ''o'' mu(?)dur diye açtığım kapıları tekrar kapatmanın da anlamını yitirmeye başladığı....soru işaretlerinden saraylar kurduğum sanal yolculukta...İşte o demlerden biriydi sadece.....
Belli bir davranışın sonucunu tahlil etmenin çabası yiyip bitirirken düşünce denizimi...zihnimdeki ''belki'' lerin dilime dökülen ''acaba'' kelimelerinin gayreti de yoktu bu safhada....Bedelleri kırgınlık olan günlere gidiyordum usul usul....
Kitap okudum....kahve yaptım ama nafile ...yine aynı keder duruyordu...yani başımda....
Ve...
Hani buğulu cam'a hohlarsın!Nefesin buğu yapar o pürüzsüz yüzeyde...Üstüne yazılar yazarsın o anın tadını çıkartırcasına.... hiç bir şey umurunda olmaz,,inadına inadına yazarsın içinden geçenleri...Sonra ; üstünden bir kere geçersin...izleri yok etmek için...Daha bir kaç gün önce söylemiştir yaradılışının tek şahidi olan'' kadın'' ...''yapma iz kalır'' diye.....
Geriye sadece su damlalarına eşlik eden belli belirsiz bir görüntü kalır;
Camım'daki buğusun yazdıklarım ruhuna işlemiş!!!.....
Ama;Tişörtümdeki ıslaklıksın bundan sonra ..
Bedeli (farkındalık) olsa da........
ve....''keder ''gitmişti.....güle güle....
.
0 yorum yazılmıştır

